Eurohoops: ‘’TEKSÜT Bandırma BK’nın 21. Yüzyılın En İyi Kadrosu’’
Eurohoops: ‘’TEKSÜT Bandırma BK’nın 21. Yüzyılın En İyi Kadrosu’’

Eurohoops Fırın, TEKSÜT Bandırma’da 2000-2020 yılları arasında forma giyen oyunculardan “muhteşem kadroyu” yarattı. Elinizin altında geride kalan 20 yılı bir kitap gibi birleştirecek bir düğme olsaydı ve siz bu düğme bassaydınız… Nasıl olurdu? Bu sorunun cevabını hayatın diğer alanlarında belki veremeyebiliriz ama sizi, bir takımın son 20 yılına götürebiliriz. Eurohoops Fırın, yeni yazı dizisinde ING Basketbol Süper Ligi’nin köklü takımlarının son 20 yılındaki kadrolarını değerlendirdi ve en iyilerden “Milenyum Kadroları” oluşturmaya karar verdi.

Oyunun kurallı belli; 2000’den bugüne TEKSÜT Bandırma forması giymiş isimlerden 12+1 kişilik bir kadro oluşturmak! Gelin önce bizim oluşturduğumuz kadroya bakalım. Ardından siz de lütfen sosyal medyadan “Milenyum’un Muhteşem Kadrosunu” gönderin.

OYUN KURUCULAR

#25 Jordan Theodore

Oynadığı sezon: 2016-2017

“Batman iş başında!”

Jordan Theodore – TEKSÜT Bandırma hikayesi basketbolda iyi ya da kötü oyuncudan daha çok önemli olanın doğru basketbol aklını gösteren harika örneklerden biri.

Jordan Theodore’u biliyorsunuz… Harika bir delici olsa da kendisi kariyeri boyunca gittiği her yerde verimsiz olan bir guard oldu. En basitinden Türkiye’de daha önceki maceralarında da oynadığı takımlar küme düştü.

Bandırma’da ise onu harika bir şekilde tamamlayan doğru parçalarla birlikte ortaya konulan harika oyun planı, Theodore’un kariyerinin en özel performansını sergilemesini sağladı.

Kazanan bir takımda ligde uzun süredir gördüğümüz en dominant kısa performanslarından birini sergileyen Amerikalı guard, bu performansıyla TEKSÜT Bandırma’nın tarihi bir sezon yaşattı. Harika bir liderlikle Ankara’da Banvit’i tarihinin üst seviyedeki ilk kupasını kazandıran Theodore, Şampiyonlar Ligi’nde de takımı finale kadar götürdü. Ludwigsburg deplasmanında attığı son saniye basketi de unutulmazlar arasına girdi.

Theodore burada gösterdiği performansla kendini EuroLeague’e attı ama sonrasında hiçbir yerde burada bulduğu ortamı bulamadı. Theodore’un yaşadığı sezon, her oyuncunun en fazla bir kez başına gelecek olan mükemmel bir uyum ve unutulmaz bir sezondu.

***

#4 Joe Crispin

Oynadığı sezonlar: 2007-2009

Kolejden rekorlar kırarak mezun olan ve NBA’de iki sezon oynama şansı bulan Joe Crispin’in yolu Avrupa’da birkaç lig gezdikten sonra Bandırma’ya düştü.

Crispin gelmeden önce TEKSÜT Bandırma, ilk 10 haftada tam 7 yenilgi almıştı ve yeni yeni toparlanıyordu. Crispin ise belki hemen her şeyi değiştirmedi ama uyum sürecini atlattıktan sonra ne kadar özel bir skorer ve lider olduğunu herkese gösterdi.

Sezonun üç haftası arka arkaya 25’er sayı atarak Bandırma’yı playoff’a taşıyan Crispin, playoff’ta da harika performansını devam ettirerek hiç 20 sayının altına düşmedi. Fakat asıl büyük performansını öbür sezon gösterdi.

2008-2009 sezonunda daha ilk maçtan 35 sayı atan Crispin, Bandırma ekibinin Efes’i 105-91 mağlup etmesini sağladı. TEKSÜT Bandırma, onun önderliğinde ilk 10 haftada 8 galibiyet alsa da sezonun devamında saha içi problemler ve sakatlıklar yüzünden playoff dışında kaldı fakat Amerikalı guard, 15 maçta takımının en skoreri olmayı başardı.

Eli ısındığı zaman durdurulmaz bir şutördü. Üstelik şut uzaklığı da Avrupa’ya göre çok genişti. Üçlük çizgisinin iki adım gerisinden kaldırıp atabiliyordu. Bazı aylar formu inanılmaz artıyor ve arka arkaya 4 maç 20 sayıyı gönderebiliyordu. Gerçekten izlemesi özel bir skorerdi. Skor hacmi kadar olmasa da arkadaşlarını da oyunun içine dahil eden Crispin, Bandırma’da geçirdiği iki sezonda 4.1 asist ortalaması yakaladı.

Crispin’in Bandırma sonrasında kariyeri aynı seviyede ilerlemedi ama zaten bu küçük şehir bu kadar özel bir yapı yapan şeylerden biri de bu değil mi?

***

#6 Barış Ermiş

Oynadığı sezonlar: 2009-2012

TEKSÜT Bandırma’nın geçmişinde özel guardlar var. Mesela bir dönem takımın önemli isimlerinden olan E.J. Rowland’ı buraya kesinlikle koyabilirdik ama Bandırma’daki organizasyonun oyuncular üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu göstermek için Barış’ı tercih ettik.

Şimdilerde 35 yaşında olan bu tecrübeli guardın, gençlik yıllarını hatırlarsınız. Onun, oyun kurucu pozisyonunda Kerem Tunçeri ve Ender Arslan arasında sıkışıp kalmış olan Türk basketboluna yeni bir nefes olması bekleniyordu.

Fakat Barış kariyerinin başında bunun için gereken güveni Karşıyaka dışında bulamadı. Orada farklıydı. İzmir ekibinin unutulmaz muhteşem üçlüsünü destekleyici rolde iyi iş çıkarmıştı ama sonrasındaki Telekom tercihi onu belki de 10 yıl geriye attı.

Sonrasında ise Orhun Ene ve Bandırma organizasyonu Barış’ın hayatına girdi.

Orhun Ene, Barış Ermiş’ten nasıl azami düzeyde verim alacağını çok iyi biliyordu. Barış Ermiş de her şeyini sahaya koymaya hazır olunca ortaya harika bir birliktelik çıktı. Ene’den takımın saha içi liderliği görevini alan Ermiş, Bandırma’da geçirdiği üç sezonda üç kez yarı final oynama başarısı gösterdi. Bunu yaparken de hem takım arkadaşlarını oyuna şahane dahil etti, hem de kendi skoruyla rakiplerin sıkça canını yaktı.

Geçirdiği üç sezon boyunca maç başına 5.0 asist ortalamasının altına hiç düşmeyen Barış Ermiş, ilk iki sezonunda ise çift haneli skor ortalaması yakalamayı başardı. Burada yakaladığı çıkış da onu hem milli bir oyuncu yaptı hem de ligimizin en iyi oyun kurucuları arasında soktu.

Kariyerinin devamında da burada kazandığı güven gittiği hep saygı duyulası bir oyuncu olmasını sağladı. Belki Fenerbahçe kariyerini beğenmeyebilirsiniz ama bana sorarsınız orada da hakkı yenen isimlerden biriydi.

Oyuncuları ayağa kaldırma bir numaralı yer alan Bandırma, Barış’a da bunu sundu. O da karşılığını fazlasıyla verdi.

***

Dışarıda kalan diğer önemli isimler: E.J Rowland, Tony Taylor, Alex Perez, Can Akın

***

ŞUTÖR GUARDLAR

#13 Miroslav Radosevic

Oynadığı sezonlar: 2004-2007

TEKSÜT Bandırma geçtiğimiz 15 yılda Türkiye’de saygı duyulası bir organizasyon yarattıysa bu konuda Miroslav Radosevic’e gerçekten çok şey borçlu!

Banvit’in unutulmaz kaptanı, afallaması beklenen Bandırma ekibinin lige çıktığı ilk sezonda takıma katılıp verdiği katkıyla ligde tutunmasında en önemli katkıyı yaptı. Onu hatırlamayan ya da izleme şansı elde edemeyen genç arkadaşlarımız için şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Radosevic, gerçekten alfa bir skorerdi.

Kariyerinde 1997 Yugoslavya ile birlikte Avrupa ikinciliği de bulunan harika skorer, 5 sezonluk Türkiye tecrübesinde yalnızca bir kez 15 sayı ortalamanın altına düştü. Onda da 34 yaşındaydı ve takımda Marque Perry gibi topu domine eden bir oyun kurucu ile oynadı.

Onun oynadığı dönemde Türkiye Basketbol Ligi’nde çok daha az sürprizlere gebe bir yerdi. Banvit’in kendi sahasında Efes Pilsen’i yendiği maçta kaydettiği 33 sayı, lig tarihinin en unutulmaz performanslarından birisidir.

Ligin gördüğü en temiz şutörlerden olan Radosevic, 2007’de Banvit ile sezonu tamamladıktan sonra kariyerine nokta koydu.

Yaşı ilerlemiş bir dönemde gelmiş olmasına rağmen Radosevic, bu kulübe doğru organizasyonu kurmasına yetecek olan olan müthiş değerli zamanı verdi. Hoş kendisi Bandırma’ya olan hizmetine hala devam ediyor.

2016’dan beri organizasyonun içerisinde asistan koç olarak çalışan unutulmaz skorer, ortaya çıkması için katkı verdiği organizasyona şimdi de kenardan yardımcı oluyor.

***

#10 Ersin Görkem

Oynadığı sezonlar: 2004-2007

Madem Radosevic’le şutör guardları açtık, onun sahadaki ekürisi olan Ersin Görkem’le de nokta koyalım!

TEKSÜT Bandırma’nın ligdeki ilk dönemlerinde yabancı olarak Miroslav Radosevic, yerli olarak ise Ersin Görkem ve Can Akın vardı.

Galatasaray’da yetişen ve yıllarca sarı-kırmızılı formayı giydikten sonra Daçka’ya giden Ersin, 2004 yazında ise lige yeni yükselen Banvit ile anlaştı. İlk sezon Banvit için hiç kolay olmadı. Bandırma ekibi sezon ortasında aldığı seri yenilgiler yüzünden ligden düşme korkusu yaşıyordu. Son iki hafta alınan galibiyetler ise her şeyi değiştirdi.

Önce Beşiktaş’ı deplasmanda yenen Banvit, sonra ise kritik maçta Galatasaray’ı devirdi ve Galatasaray’ı play-out’a gönderdi. Ersin ise o maçın unutulmaz oyuncusuydu. Yabancıların etkisiz kaldığı kaldığı, Banvit’in ilk çeyrekte 11-28 geriye düştüğü maçta Turgay Çataloluk ile birlikte takımı ayağa kaldıran Ersin, 19 sayıyla maçın kahramanı oldu.

İkinci sezonunda da Banvit’in kritik oyuncularından biri olan Ersin, Bandırma ekibinin ilk playoff’una kalmasında ve yarı final oynamasında büyük rol oynadı. Normal sezonda 30 sayıyla kariyer rekorunu kıran Ersin, playoff çeyrek final serisinde ise son maçta Can Akın ile birlikte Banvit’in maçı kazanıp üst tura çıkmasını sağladı.

Son sezonuna iyi başlasa da devamı çok iyi gelmedi. Yıl bittiğinde Ersin, Kepez yolcusu oldu ama o da hem savunmada rakibin önemli silahlarını alıp hem de hücumda da kritik atışları sokarak Bandırma’da bir kültür oluşmasında büyük rol oynadı.

***

Dışarıda kalan diğer önemli isimler: Dominique Johnson, Serkan Erdoğan, Furkan Korkmaz

***

KISA FORVETLER

#9 Sammy Mejia

Oynadığı sezonlar: 2012-2015

Türkiye Basketbol Ligi’nde 2010’lu yıllarda kesinlikle bir Sammy Mejia gerçeği var.

Kendisi belki hiç şampiyonluk yaşamadı ya da büyük bir takımda oynamadı ama Türkiye’de 8 sezonda gösterdikleri lig tarihine ismini kesinlikle yazdırdı. Ki zaten her şey de onun EuroLeague yerine TEKSÜT Bandırma’yı tercih etmesiyle başladı.

İkinci turdan draft edilmesine rağmen kariyerini Avrupa’da şekilendiren Mejia, CSKA’nın 2011’deki unutulmaz dev kadrosunun parçalarından biriydi.

O kadroda çok fazla süre alamadığı için ayrılmaya karar veren Dominikli oyuncunun tercihi ise Badnırma oldu. Hatırlıyorum, o yaz onun gibi birçok meziyeti olan yetenekli bir oyuncunun EuroLeague’in büyük takımlarına yerine TEKSÜT Bandırma’ya gelmesi büyük bir sürpriz olmuştu.

Ne kadar yetenekli olduğunu daha ilk sezonundan gösteren Mejia, Chuck Davis ile birlikte Bandırma ekibini tarihinde ilk kez ligde finale taşıdı ancak devamını getiremedi. Bir sonraki sezon Itoudis’in takımında TEKSÜT Bandırma’yı normal sezonu lider bitirmesinde büyük rol oynayan Mejia, son sezonunda ise EuroCup’ta takımını yarı finale kadara taşıdı.

Sonrasında ise kariyerini çok uzak da olan Bursa’ya taşıdı ve Orhun Ene’yle birlikte Türk basketboluna geçmeye devam etti.

Formda olduğu zaman Avrupa’nın izlemesi en zevkli oyuncularından biri olan Mejia, hem karakteri hem de yaptıklarıyla buralarda hep iyi hatırlanacak. Başta da Bandırma’da olmak üzere…

***

#13 Keith Simmons

Oynadığı sezonlar: 2009-2016

Keith Simmons’ın da kariyer yolu TEKSÜT Bandırma’yla başlamadı ancak Bandırma’yla özdeşleşti.

Kepez Belediyesi’yle Türkiye’ye gelen Simmons, 2009’da ise Bandırma’ya geçti ve tam yedi yıl boyunca burada oynadı. Biliyorsunuz, Türkiye’de yabancı oyuncunun bir takımın formasını bu kadar uzun süre giymesi görmeye hiç alışık olmadığımız bir şey.

Simmons bunu başardı ve belki de alışık olmadığımız şeyi yine görmeyelim diye Türkiye vatandaşlığı aldı. Hatta birçok Türkiye vatandaşının yapmadığını yaparak Türkiye’deyken demokratik haklarını sonuna kadar kullanmak adına seçimlerde oyunu kullandı.

Takımın kaptanlığına kadar yükselen Simmons, belki çok büyük hücum silahı değildi ancak mücadeleci yapısı, agresif savunması ve kritik anlarda aldığı sorumlulukla Bandırma ruhunu oluşturan oyunculardan biri oldu.

Ve çok ilginçtir, 30 yaşında basketbolu bırakarak mesleğini değiştirdi ve profesyonel vücut geliştiricisi oldu.

***

#8 Tolga Geçim

Oynadığı sezonlar: 2014-2019

TEKSÜT Bandırma’nın tarihinden Tolga Geçim’in yerine başka bir ismi seçebilir miydik? Evet! Dışarıda kalan birçok önemli isim var ve belki de bazılarının kulübe katkısı Tolga’dan daha fazla olmuş olabilir ama bunu yapsak o zaman bu kulübün bize sunmaya çalıştığı yapıyı doğru anlatamazdık.

Ben kendimi bildim bileli, Türk basketbolunda hatta Türk sporunda bitmek bilmeyen bir altyapı tartışması var. Ülke olarak yetiştirmekten daha çok almayı sevdiğimiz için de bu biraz normal. TEKSÜT Bandırma’nın yaptığı ise aslında olağanın dışında!

Belki 20 yıl ya da 50 yıl sonra bizler yerine bu işi yapan çocuklar TEKSÜT Bandırma’nın bu ülke sporu için ne kadar önemli olduğunu tam olarak anlayamayacak. Sonuçta şöyle geçmişe dönüp baktığımızda kulüp tarihinde üst seviyede sadece 1 kupa var fakat buna karşılık bu organizasyonun yetiştirdiği ve hala da yetiştirmeye devam ettiği onlarca, yüzlerce genç yetenek de var. Belki hepsi beklenen seviyeye gelemedi ama burada yetişen çocukların Türk basketbolu için bir kan olduğu da gerçek!

Üstelik ekonomik olarak bu kadar sallantıdayken kulübün sadece kendi altyapısından yetiştirdiği oyuncularla oynayabilmesi bile ne kadar büyük bir iş yaptıklarının açık bir gerçeği!

Tolga ise bu gerçekliğin bize sunduğu en büyük isim!

10 yaşında Adana’dan Bandırma’ya gelen milli oyuncu, çocukluğunu, gençliğini ve olgunluğunun ilk yıllarını burada yaşadı. Milli takım dışında da ilk büyük anıları hep burada oldu. 19 yaşındayken Fenerbahçe deplasmanında yaptığı 10 sayı, 9 asist, 4 ribaundluk performansı kim unutabilir ki? Keza böyle bir takımın 23 yaşında kaptanlığına yükselmesini…

Açık konuşmak gerekirse; altyapıda herkesin hayal ettiği o oyuncuya dönüşemedi Tolga! En azından şimdilik bunu ondan göremedik. Hayat hem uzun hem de kısa! Belki bir gün herkesin beklediği o patlamayı yapar ama yapamasa da bu onun kulübün oturtmaya çalıştığı yapıya verdiği katkıyı azaltmaz.

Sonuçta küçük bir çocukken buraya gelip milli formayı üstüne geçiren ve ülkenin en önemli takımlarından birine transfer olmayı başarmış birisinden bahsediyoruz. Kendinizi şu anda 10 yaşında Bandırma altyapısında oynayan bir çocuğun yerine koyun. Önünüzde böyle bir örnek olması her şeyi değiştirmez mi?

***

UZUN FORVETLER

#8 Chuck Davis

Oynadığı sezonlar: 2009-2015

Biliyorsunuz, daha önce kurduğumuz takımlarda hep bir kaptan seçtik. TEKSÜT Bandırma tarihinde ise bu ünvanı hak eden çok fazla isim var.

Miroslav Radosevic, Sammy Mejia, Jordan Theodore ya da Gasper Vidmar’ını rahatlıkla seçebilirdik ama benim tercihim Chuck Davis’ten yana olacak. Çünkü Bandırma’nın o dominant kadrosunda akla gelen ilk isim hep olur.

Türkiye’de büyük bir iz bırakan Amerikalı uzun forvet, aslında yolculuğuna TED Kolejlilerle başladı ama bu listede birçok isimde gördüğümüz gibi asıl parladığı dönem Bandırma’da oldu.

Banvit’in de kaptanlığına kadar yükselen Chuck Davis; Bandırma ekibindeki ilk senesini 2009-10 sezonunda geçirdi.

Basketbol fundemantali olarak ona Türkiye’nin “Tim Duncan” desek bence abartmış olmayız. Cephanesinde her türlü mesafeden her türlü silah vardı. Avrupa’nın istisnasız her takımında oynayabilecek kabiliyette ve karakterde bir oyuncuydu.

Türkiye Ligi’nde 2009-2014 yılları arasında akıllara en başta gelen oyunculardan biriydi ve Banvit’in o sezonlarda istikrarlı yükselişinde her zaman çok büyük bir rolü vardı. Mejia ile birlikte 2012-2013 sezonunda Banvit’i ilk kez finale çıkardı ancak peri masalını tamamlayamadı.

Sahip olduğu rahatsızlık nedeniyle ilaçlarla sahada kalması, onun kariyerine veda etmesine neden oldu. Chuck Davis gerçek bir profesyonel ve belki de tüm Avrupa’nın en underrated oyuncularından biriydi. Onu izlemeyi özlüyoruz.

***

#18 Adrien Moerman

Oynadığı sezon: 2015-2016

Kariyer basamaklarını yine burada tırmanmaya başlayan bir isme gidiyoruz.

Bu sene yaşadığı sakatlık sebebiyle kendisini çok izleyemedik ama Adrien Moerman, şu anda Avrupa’nın en önemli dört numaralarından biri. Geçen sezon Efes’teki performansını bunu kanıtladı. Onun için patlama sezonu ise burası oldu.

2015 yazında EuroLeague’den gelen tekliflere rağmen Selçuk Ernak’ın TEKSÜT Bandırma’sını tercih eden Fransız yıldız, burada büyük bir performans gösterdi.

17.6 sayı, 10.1 ribaund ve 22.5 verimlilik puanıyla oynayan Moerman, üç istatistikte de ligin lideri olarak sezona damgasını vurdu. Bandırma’da gösterdiği performans ise ona büyük bir yol açtı. Önce Darüşşafaka’da, sonrasında ise Barcelona ve Efes’te EuroLeague’in iddialı takımlarında oynadı.

Belki o dönem EuroLeague yerine Bandırma’ya gelmesi Moerman’ın kariyeri için küçük bir geri adımdı ama Bandırma ona verdiği fırsatla bu küçük adımı kalıcı bir büyük adım haline getirdi.

***

#10 Gediminas Orelik

Oynadığı sezon: 2016-2017

2016-2017 sezonunda izlemesi çok zevkli birçok isim vardı. En basitinden oyun kurucu pozisyonunda yer alan Jordan Theodore, unutulma bir bireysel şov sergiledi o sezon! Fakat ben o kadrodan birisini seçecek olsam hiç düşünmeden Gediminas Orelik’i alırdım.

Çünkü Litvanyalı forvetin o harika şut yeteneği olmasaydı o takımdaki her parça biraz eksik kalırdı.

Rakip potayı üç sayı çizgisinin arkasından acımasızca cezalandıran Orelik, Theodore ve Vidmar’a pota altında gereken o alanı açtı. Ayrıca yaptığı bu kadar da değildi. Bazen savunmacısı ne yaparsa yapsın o şutu sokardı Orelik!

5’er üçlük soktuğu Galatasaray maçları, 6 üçlük isabetiyle oynadığı TOFAŞ maçları mesela asla unutulmaz. Onun bu performansı Bandırma’nın tarihinin en iyi sezonunu geçirmesini sağladı. Kişisel fikrim, o da EuroLeague’de oynamayı hak eden bir isimdi ama yaşadığı ağır sakatlık maalesef ona bu konuda engel oldu.

Yine de bu durum, modern basketbolda dört numara denilince yakın dönemde ligde izlediğimiz en iyi isimlerden birinin o olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

***

Dışarıda kalan diğer önemli isimler: Angelo Caloiaro, Pero Cameron

***

PİVOTLAR

#7 Lance Williams

Oynadığı sezonlar: 2008-2012

Kadronun başından beri fark etmişsinizdir, TEKSÜT Bandırma kulüp yapısı olarak ligde yabancı oyuncu devamlılığına en çok önem veren takımlardan biri.

Bandırma’nın huzurlu yapısından mı nedir, buraya gelen oyuncuların kulüpten ayrılması pek kolay gelmiyor. Lance Williams ise bu kültürü başlatan oyunculardan.

Türkiye basketbolunun onunla tanışmaması 2002-03 sezonunda İTÜ formasıyla oldu. Daha sonra Doğu Avrupa’da birçok yeri dolaşsa da 2008’de Banvit ile geri döndü ve dört sezon burada kaldı.

Bu lige gelip alçak post’ta kalçasını en iyi kullanan oyunculardan biriydi. İri cüssesiyle önemli bir skor silahıydı. Chuck Davis ile birlikte uyumları da harikaydı.

Yaşı ilerledikçe fiziksel özellikleri düşüşe geçtiği için saha içerisindeki değeri de azaldı ancak 2008-2012 yılları arasında Bandırma’da yaptıklarıyla akıllara kazınmayı başardı.

***

#14 Gasper Vidmar

Oynadığı sezonlar: 2015-2018

Delikanlılık çağından olgun bir basketbolcuya dönüştüğü kısmı kadar gözümüzün önünde olan Vidmar,kariyerinin zirvesini Banvit’te yaşıyor.

18 yaşında Fenerbahçe‘yle başlayan Türkiye kariyerinde Beşiktaş ve Darüşşafaka‘nın da formalarını giyen Sloven pivot, huzuru ise Bandırma’da buldu.

Banvit’te üçüncü sezon oynayan ve takımın kaptanlığına da yapan Vidmar, her zamanki pota altı sertliğinin yanında burada oyununa birçok farklı özellik katmayı başardı. Kariyerinin başında el hassasiyetinin düşük olması oldukça eleştirilen Sloven pivot, burada ise iyi bir pasöre bikle dönüştü.

Oyunundaki bütün bu gelişimlerde ona kupa olarak geri döndü.

2017 takımın kaptanı olarak TEKSÜT Bandırma tarihindeki ilk kupayı kaldıran Vidmar, sezonun devamının da harika bir EuroBasket oynadı ve Slovenya’nın şampiyonluğunun gizli kahramanlarından biri oldu.Gerçi gizli diyoruz ama gösterdiği performansla sezon içerisinde bile EuroLeague ekiplerinin teklifini almayı başardı.

Vidmar, karakteri ve oyununda gösterdiği gelişimlerle hem Bandırma’nın en önemli oyuncularından biri olmayı başarırken, hem de bu kulübün kültürünün oyunculara kattığı şeyleri en iyi gösteren oyunculardan biri oldu.

***

Dışarıda kalan diğer önemli isimler: Kenny Adeleke, Damian Kulig, Jordan Morgan