İlker Yıldız: ‘’TEKSÜT Bandırma BK dışında oyuncu yetiştirme zihniyetine sahip olan kulüp pek yok.’’
İlker Yıldız: ‘’TEKSÜT Bandırma BK dışında oyuncu yetiştirme zihniyetine sahip olan kulüp pek yok.’’

İTÜ, Eczacıbaşı, Anadolu Efes, Ülker, Pınar Karşıyaka, Darüşşafaka Tekfen, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş. Bu kulüplerimizin kimisi basketbol faaliyetlerine son verdi, kimisi alt liglerde mücadelesine devam etmekte kimisi ise yurtiçi ve yurtdışında ülkemizi başarıyla temsil etmeye devam ediyor. Ancak son yıllarda birçok kulübümüzün; kapandığını, yüksek borçlanmalara girdiğini, basketbol şubelerini yük olarak gördüklerini ve spor kulübü olmanın gereklerini layığıyla yerine getirmediklerini üzülerek görüyoruz. Spor kulübü olmak sadece futbol branşıyla ilgilenmek olmasa gerek, daha da önemlisi bütün branşlara gerektiği önemi vermek ve Türk gençlerine imkanlar sağlamakla olacaktır. Kulüplerimizin önceliği gençlerimize spor yapma imkanları sağlamak ve ülke sporumuza yeni yetenekler kazandırmak olmalıdır. Üzülerek söylemeliyiz ki, kulüplerimizin birçoğu popülist yöneticiler yüzünden asli vazifelerini yapamaz duruma gelmişlerdir.

Şu an itibariyle ülke basketbolumuzda Teksüt Bandırma BK ve Tofaş dışında oyuncu yetiştirme zihniyetine sahip olan kulüp olduğundan söz etmemiz pek mümkün görülmüyor. Özellikle 10 yıl öncesine kadar birçok kulübümüz basketbolda pilot takım uygulamasına sahipti. Bu yolla da Türk basketboluna birçok değer kazandırılmıştı. Ama özellikle 2001 yılından itibaren, ülke basketbolumuzda artarak devam eden yabancı oyuncularla kısa vadede başarı hedefleyen ve tüketim merkezli bir zihniyet dönüşümü meydana geldi. Bunun sonucunda da oyuncu yetiştirme ve oyuncu gelişimini sağlama adına en önemli yollardan birisi olan pilot takım uygulaması da yavaş yavaş terk edildi. Eğer siz yerli oyuncu yetiştirmeye önem vermez, yabancı oyuncu sayısını haddinden fazla artırırsanız ve başarı için her yolu mubah görürseniz neticede de olacağı budur. Yabancı oyuncu sayısının artışını sadece ligimizde yerli oyuncuların az süre almasıyla açıklamak yetersiz bir yaklaşım olur. Asıl sorun oyuncu yetiştirme ve o oyuncuları büyük oyuncu yapma anlayışının değersizleştirilmesidir.